26 Mart 2008 Çarşamba

Ortaokul talebesinin kalemiyle Atatürk

Bu ülkede yasayan her insanin bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan:
ATATÜRK...
Gençliğinde kot pantolon giyememiş.
Sevgilisinin elinden tutup hasılat rekorları kiran bir sinema filmine gidememiş.
Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde, lüks uçak şirketinin, first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş...
Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej esliğinde Mercedes'lerle Kurtuluş hareketini başlatmak için 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak basan
ayağında spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş...
Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren mini etekli ponpon kızlar da yokmuş...
Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlıları İzmir'den denize döktükten sonra timsah yürüyüşü de yapmamışlar...
Ülkesinde yapacağı devrimleri, unutmamak için not alacağı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde bulunacakları da cep telefonundan öğrenememiş!
Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına faks çekemeden,
İsmet Pasa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden gitti ..
Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanından sonra arabaya atlayıp sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur atamadı.
Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı. Atatürk'e acıyorum...
Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel,
sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini getir. Aaaah ah...
Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip, içip rock yapmak, babasının mersedesini alıp söyle bir Emirgan turu çekmek dururken...
Bunları yapmadı Atatürk...
Keyif çatmadı...
Tüm hayatini ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı...
İŞTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI ATATÜRK HER FIRSAT ELINDE VARDI. O ISE
SADECE BU MILLETIN BAGIMSIZLIGINI İSTEDİ.
BÜTÜN SUÇU
2 KADEH RAKI IÇMEKTI O KADAR....

2 yorum:

Admin dedi ki...

Buram buram duygusallık kokan bir yazıymış.

Dönem farklılıklarını kıyaslarken, iyice abartılmış...

Eh ne de olsa ortaokul talebesi. Çok fazla düşünmemek gerekir.

Osmanlıyı da eleştirebiliriz o halde. İnsan haklarına saygılı olmadığı için. O dönemde insan hakkı evrensel bildirgesinin olup olmaması önemli değil ne de olsa.

Hey Allahım !!!

Roy Keane dedi ki...

Atatürk'e karşı duygusal bağ taşımanın nesi kötüdür?

Osmanlı konusunda ise kardeş katliamı hususu hala tartışılmaktadır zaten. İnsanlık hakları bildirgesini bilemem ama kardeşlik daima varolmuştur. Lakin Osmanlı bazı konularda da insana gereken değeri vermiştir. Bir başka ortamda da belirtmiştim, Osmanlı 600 yıl boyunca isteseydi Avrupa'nın yarısını Müslüman yapabilecek güce sahipti ama dini tercihlere saygı göstermiştir daima.

Hiçkimse eleştirilmez değildir.