Blogsal kaygılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blogsal kaygılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2009 Cumartesi

Devam..

Ankara'ya da, üniversiteye de, bloga da devam... Bilgisayarımın anakartı yanmış olduğu için şu aralar blogu güncelleyemiyorum maalesef...

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Flying Dutchman'e teşekkürler

Hacılar Erciyesspor yazımın daha geniş ve uzun bir versiyonunu rica eden Flying Dutchman'e yazımı yayınladığı için teşekkürler:

Yazının linki için tıklayınız.

3 Temmuz 2009 Cuma

Yeni tema, yeni başlangıç

Yazmadığım periyotta herşeyi sıfırladım,değiştirdim kişisel hayatımda.Blog da nasibini aldı. İnşallah yeni temayı beğenmişsinizdir. Artık daha bir hevesle yeniden yazmaya başlamanın vaktidir...

27 Kasım 2008 Perşembe

Yeni fonu beğendiniz mi?

Blogun arka fonu değişti. Eleştirilerinizi dinlemeye de hazırım.

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Anket


İlk kez bir anket denemesi. Futbola eskisi kadar yer vermesem de kafamı kurcalayan soru ve ihtimaller zinciri...

Blogsal eleştiri

Bloglar aslında kişiseldir ve sadece bizlerin duygu ve düşüncelerini yansıtmaktan ibaret bir misyonu vardır.Ntvspor veya bilumum spor sitesinden kopyala yapıştır yapıp 3 yazı bir fotomodel resmi koymak dikkat çekmek ve işin kolayına kaçmak değildir de nedir peki?Bu blogların popüler olup el emeği göz nuruyla yazılan blogların geri planda oluşunu üzülerek gözlemliyorum. Ülkemizde her alanda olduğu gibi gösterişli değerlerin öne çıkıp mütevazılığın geri plana itilişi blog alanında da açıkça görülüyor. Beğenmezsen sağ üst köşede çarpı işareti var klişesinin suratımızda patlama ihtimaline karşılık yazıyı kısa tutuyorum.

Not: Bizim kafasına esti mi güncellenen ortaya karışık yazılar yüklenen kıytırık bloga da sallayabilirsiniz gönül rahatlığıyla. Popülarite kaygısı gütmediğimi blogu takip edenler (varsa) bilirler ki özellikle de rencide etmemek adına isim vermemeyi yeğledim. Kendine has blogların çoğalması için zaman zaman bu tarz üstü kapalı çıkışların yapılması gerekliliğini düşünüyorum.

15 Temmuz 2008 Salı

Yeniden merhaba

Hala takip edenimiz kaldı mı bilemiyorum ama bir ayı aşkın suskunluğumu bugün bozuyorum. Her insanın inişli çıkışlı bazı dönemleri olur.Benimki de biraz yokuş aşağı bir dönemdi. Durmak gerekliydi ve uzun süre sonra da olsa durabildim. Şimdi yokuşu sabırla tırmanma vaktidir. Kendi halindeki tıngır mıngır bloguma beklerim efendim.

12 Haziran 2008 Perşembe

Hoşçakalınız dostlar

Süresi ne zaman biter bilmiyorum ama uzun süre yazmama kararı aldım. İnatla takip etmiş herkese teşekkürü bir borç bilirim. Olur da hiç yazmasam şimdiden kırdığım herhangi biri varsa da özür dilerim. Birbirinden güzel bloglarınızın daima takipçisi olacağım.

Hoşçakalın dostlar.

9 Haziran 2008 Pazartesi

Apolitize blog

Blogda siyasete değinmemeye karar verdim. Zaten oldukça da az yer veriyordum ama özellikle bu ülkede ötekiyseniz ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyorsunuz. Mustafa Kemal'in yolu da artık bu ülkede öteki kapsamına girdi maalesef. Hem futbol soslu sosyal bir blog olarak tanımlanan blogumuzun maksadı siyaset değil yeri geldikçe yazılan kendi halinde yazılardır geleceğe bir hatıra olarak. Elbette politik görüş hayatın her yerine yansır ve bu da yazılara yansır zaten. O açıdan tekrar siyasi yazılar yazmaya pek de gerek görmüyorum.

23 Mart 2008 Pazar

100. mesaj: Blogların kardeşliği

6 aydır yazılan bir blogun sadece 100 mesaja ulaşması belki ilginç geliyor ama biraz sadece özel bulduğum anları ve kareleri paylaşmam biraz da blogu zaman zaman ihmal edişim 100. mesaja ulaşmamı oldukça geciktirdi. Sabırla takip eden herkese teşekkürlerimi yeniden sunmakla beraber bu mesajda girilesi bloglar kısmında bulunan bloglara yer vermek istiyorum. Listeme hemen hemen herkesten izin alınarak eklenmiş blog sahibi arkadaşlarımıza selamlar olsun:

320X: Ultrasabotajla beraber açtığımız fotoğraf blogu. Çok özlediğimiz 320x240 fotoğrafları birbirimizle ve sizlerle paylaştığımız amatör blogumuz. 5-6 arkadaşın da aramıza katılmasıyla berabere farklı fotoğraflara tanık oluyoruz. Başta Ultrasabotajla beraber emeği geçen herkesin ellerine sağlık.

Alex Ferguson: Daha sık yaz "paşam" demişimdir lakin şu aralar yaşadığı sağlık sorunları (ki ciddi bir trafik kazası geçirmiştir.) nedeniyle bloguyla ilgilenememektedir. Geçmiş olsun dileklerimi bir kez daha iletiyorum.

Ayyıldız: Sevgili Ömer(Laziale)'nin bütün branşlardaki milli takımlarla ilgili yaptığı güzel bir çalışma.

Azadbeg: Bloga pek yazmıyorsun ama tecrübelerinden istifade etmek ister bu genç insanlar abi bilesin.

Efe: Ege insanının samimiyetini blogunda da fark ediyorsunuz. Hayata renkli bakışı ve hoşsohbetlilik özelliği blogunda da dikkat çekiyor. Daha sık yazar umarım. O yazdıkça fark ediyorum ki çok daha fazla ortak noktamız çıkıyor,yüzyüze bir kez görüşmüştük İzmir'de Erciyesspor-Beşiktaş kupa finali sırasında. Tekrarlamak dileklerimle.

Fearless Knight: Kendisini fanzin çalışmaları ve kaliteli 320x240 resimleriyle tanıdık. Blogunu da takip ediyorum ilgiyle.

karamazov: Mizah anlayışını ve sanatsal kaygılarını takdir ettiğim akramazov bloga yazmayı bırakarak hepimizi üzdü aslında.

kırmızı: Nam-ı diğer Ultrasabotaj. Kendisiyle Temmuz 2007de güneşin kavurduğu bir Ankara gündüzünde tanışmıştık. Kimi zaman Anadolu'nun derinliklerinde kimi zaman da sanatsal kaygılar içinde bulursunuz kendiniz onunla konuşurken. Sinema,müzik ve fotoğrafçılık gibi çok yönlü özellikleri olan çok içten yapısını bloguna da daha sıklıkla yansıtmasını beklemekteyim.

lacivert: Kendisinden izinsiz olarak blogunu ekledim aslında. Çok kaliteli yazıları var, özellikle derbiler ve kulüp armaları üstüne. Mütevazı anlatım şekli de sürükleyicilikle birleşince hoş yazılar çıkıyor ortaya.

Laziale: Montreal'deki bir başka kader ortağımdır. Siyasi görüşlerin taban tabana zıt olmasına rağmen nasıl sıkı arkadaş olunabileceğinin en güzel örneğini vermişizdir kendisiyle. Blogunu hemen hemen her gün güncellemesi ve özellikle de kısa kısalarım misali başından geçenleri anlattığı nokta nokta ismini verdiği yazılarını büyük keyifle takip ediyorum. :) işaretine karşı açtığı savaşta en sonuna kadar arkasındayım. Bu arada yaşasın Anathema!

Mayhem: Malum sitenin dünya futbolu bölümünde kendisini Roy Keane hakkında yazdığı muhteşem yazıyla takip etmeye başladım. Bazıları oturup ciddi ciddi yazarken kendisi daima araya kontralarla güzel espriler eklemiştir ve bu da yazılarına ayrı bir hava ve tarz katmıştır.
Müzik zevklerimiz de kendisiyle uyuşuyor, Cornflake Girl üstüne yazısından sonra emin oldum. Laziale, Ortega ve şarbonla beraber bu blogu açmamda ilham olmuştur blogu. Uçan Hollandalı abimize selamlar olsun.

Ortega: Gelmiş geçmiş en sempatik Fenerlidir dersem abartmam. Alex Ferguson vesilesiyle tanışmıştık. Espirileri, sanatsal kaygıları ve Galatasaraylılar'ın bile çoğunu kendisine hayran bırakan kaliteli futbol anlatımıyla günlük güncellediği blogunu takip etmeye bizleri mahkum etmiştir. Afet-i devranlar konusunda takdirimi daha da kazanmıştır, kazanmaktadır. Mayheminkiyle beraber 4-4-2'ya çıkan blogunun (bence) yegane eksiği yorumların direkt yayınlanmaması ama bu herkes için geçerli bir durum. Zor oluyor bazen yazılan bir yorum yayınlandı mı yaynlanmadı mı diye takip etmesi ama elbette bir bildiği vardır o uygulamayı açık tutan arkadaşalrımızın. Kendisine bir teşekkür de her telden yardıranlar bölümüne blogumu eklediği için. Sadece futbol blogu gibi görülmesinden rahatsızlık duyuyordum ve Ortega fark etmiş bunu.

supertivo: Kendisiyle rakı eşliğinde sohbetimiz son anda İstanbul'a engelim çıkıp da gelemeyişimle iptal olmuştur ama verilen söz unutlmamıştır. süper saksı isminden de anlaşılacağı üzere son derece renkli bir kişiliği olmakla beraber blogu ihmal etmemesini rica ediyorum.

şarbon: Reytin Hamdi'nin canlandırdığı Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un şarbon da olursun karbon da skeçi geliyor aklıma onu ne zaman okusam. İlham verici bir blogu olduğunu zaten belirtmiştim. 320x240leri ise ilgiyle takip edilmektedir.

Listemdekiler haricinde at-avrat-silah,taylanov, romanista ve belestepe gibi blogları takip ediyorum.

*Ortega'dan ilham alıp sonradan ekledim fotoyu.

12 Mart 2008 Çarşamba

320x240 | Sessiz haykırış

Bir efsane başlığımız vardı. Bizi birbirimizden ayırmışlardı yalnız. İçimizi doya doya dökebileceğimiz bir yere ihtiyacımız vardı. Gitgide de sayıca artan kaliteli bir kitlenin 320x240 ebatlarındaki "sanatsal kaygılarına" bakmak isterseniz buyrun.


29 Şubat 2008 Cuma

Bir teşekkür borcu

Uzun süredir bloga yazmıyordum lakin takip edilmiş blog neredeyse 1 aya yakın süredir dokunmamama rağmen. Sabırla blogu takip eden herkese teşekkür ederim. Artık bloga ağırlık vereceğim.