Hacılar Erciyesspor yazımın daha geniş ve uzun bir versiyonunu rica eden Flying Dutchman'e yazımı yayınladığı için teşekkürler:
Yazının linki için tıklayınız.
Kayseri Erciyesspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayseri Erciyesspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Ağustos 2009 Pazartesi
2 Haziran 2009 Salı
Erciyesspor,U14ler'de Türkiye Şampiyonu
20 Nisan 2009 Pazartesi
Erciyessporluluk manifestosu
Simsiyah kaderimin masmavi umududur Erciyesspor. Yapayalnız kaldığım zamanlarda durup dururken kendi kendime duvarı karşıma alıp mavi siyah çekmek demekti. Yapmak istediğim deplasmanların hayaliyle uyumak demekti. Asla sadece bir futbol takımı değildir, aşktır,sevgidir, sadakattir, acıdır,sevinçtir duygular bağlamında. İnsandır adeta,bazen dost,bazen sevgili,bazen uğruna ölüme yürüyebileceğiniz bir can yoldaşıdır. Daima mağdur edilmiş olduğu için onu tutabilmek çok büyük vefa gerektirir. Kolay değildi elbet 77 yıllık tarihinde kimselere ezilmeden büzülmeden varolabilmenin bedeli. Birçok takım taraftarı başarıya aşıktı, bizse onun yalnızlığına zor günlerine... -30 derecede oynanan futbolcuların koştukları halde hastalandıkları en sert havalarda bizler tribünlerde ateşler yakardık ısınabilmek adına.
Erciyessporluluk bir yaşam tarzıdır,bir felsefedir. Hatta bir ırktır çünkü herkes ona mensup olamaz. Onu sevmek çok büyük ustalık ister. Sabır işidir Erciyessporluluk. Belli bir kültürü barındıran bünyelerin ustaca aşkıdır Erciyessporluluk. Hakemin üç penaltısını vermediği maçta sahaya inmeden medeni tepkisini gösterebilmektir, düşmemeye oynarken rakip takımdan dört beş yediği halde rakibi tribüne çağırıp alkışlayabilmektir. 10 kişi deplasman yapıp 10000 kişi içinde sesini duyurabilmeye çalışmaktır. Takım en zor ana geldiğinde yönetimi istifa ettiğinde yok mu sahip çıkan diyip bozuk cep telefonuyla son kontürüyle arkadaşlarını arayıp bütün şehri ayağa kaldırabilmek demektir.
Erciyessporluluk öyle bir olgudur ki asla ikinci bir takıma yer tanımaz. Bunun için hangi takımlısın diye soranlara Erciyessporluyum dendiğinde diğer takımın hangisi demek en büyük hakarettir. Başarı bizim için hiçbirşeydir. Sorana bize 30 Ağustos 2007 gününde %100 bir Türk kadroyla üstelik kolu kanadı tamamen kırılmış bir halde UEFA'da yazdığımız destan yeter deriz, süper ligde şerefimizle yendiğimiz kök söktürdüğümüz takımların adları dökülüverir ve hakem hatasıyla elimizden alınan Türkiye Kupası'nı hatırlatırız. Zaten biz başarıyı sevsek kötü günde Erciyessporlu olur muyduk deriz başka takımın ne diye hala ısrar edene.
Tabiatımızda asla şiddet yoktur. Erciyes Dağı'nın asaletini barındırır safkan Erciyessporlu. Şefkatlidir, Erciyesspor aşkının başkalarına zarar vermemek olduğunu iyi bilir. Köylümün,ilçelimin,işçimin sosyal sınıfı ne olursa olsun daima kalbindeki dört duvardan birisi hayatın silleleriyle yıkılmış garibanımın takımıdır o. Yüreği gariban insan sevgisini gösterir ancak. Sadece maça değil beraber sinemaya gidebildin,gezebildiğin tozabildiğin siyaset konuşabildiğin insandır Erciyessporlu. En koyu sağcısının,en koyu solcusunun mevzu bahis Erciyesspor olduğunda omuz omuza bağırabildiği ortak paydadır Erciyesspor tribünleri.
Futbolcunun formaya ihanetini asla affetmez. Para için takımı bırakıp giden topçusunun geri dönmesini asla istemez. Formayı yere atan futbolcu Ronaldinho düzeyinde bir topçu olsa bile kadro dışı bırakılmasını ister. Bunun içindir futbolcuları giydiği formanın kutsallığını genelde çok iyi bilmiştir, o kutsallığı omuzlarında taşımak herkese nasip olmaz. Bunun içindir tribünleri gibi takımının da savaşçı oluşu.
Çocuğu başka takımı tuttuğu zaman ona analık/babalık hakkını helal etmeyecek kadar kulübüne aşık insanların takımıdır Erciyesspor. Bütün renklerimizin simsiyah olduğu günlerde masmavi ışığınla bizleri aydınlat Erciyesspor.
Erciyessporluluk bir yaşam tarzıdır,bir felsefedir. Hatta bir ırktır çünkü herkes ona mensup olamaz. Onu sevmek çok büyük ustalık ister. Sabır işidir Erciyessporluluk. Belli bir kültürü barındıran bünyelerin ustaca aşkıdır Erciyessporluluk. Hakemin üç penaltısını vermediği maçta sahaya inmeden medeni tepkisini gösterebilmektir, düşmemeye oynarken rakip takımdan dört beş yediği halde rakibi tribüne çağırıp alkışlayabilmektir. 10 kişi deplasman yapıp 10000 kişi içinde sesini duyurabilmeye çalışmaktır. Takım en zor ana geldiğinde yönetimi istifa ettiğinde yok mu sahip çıkan diyip bozuk cep telefonuyla son kontürüyle arkadaşlarını arayıp bütün şehri ayağa kaldırabilmek demektir.
Erciyessporluluk öyle bir olgudur ki asla ikinci bir takıma yer tanımaz. Bunun için hangi takımlısın diye soranlara Erciyessporluyum dendiğinde diğer takımın hangisi demek en büyük hakarettir. Başarı bizim için hiçbirşeydir. Sorana bize 30 Ağustos 2007 gününde %100 bir Türk kadroyla üstelik kolu kanadı tamamen kırılmış bir halde UEFA'da yazdığımız destan yeter deriz, süper ligde şerefimizle yendiğimiz kök söktürdüğümüz takımların adları dökülüverir ve hakem hatasıyla elimizden alınan Türkiye Kupası'nı hatırlatırız. Zaten biz başarıyı sevsek kötü günde Erciyessporlu olur muyduk deriz başka takımın ne diye hala ısrar edene.
Tabiatımızda asla şiddet yoktur. Erciyes Dağı'nın asaletini barındırır safkan Erciyessporlu. Şefkatlidir, Erciyesspor aşkının başkalarına zarar vermemek olduğunu iyi bilir. Köylümün,ilçelimin,işçimin sosyal sınıfı ne olursa olsun daima kalbindeki dört duvardan birisi hayatın silleleriyle yıkılmış garibanımın takımıdır o. Yüreği gariban insan sevgisini gösterir ancak. Sadece maça değil beraber sinemaya gidebildin,gezebildiğin tozabildiğin siyaset konuşabildiğin insandır Erciyessporlu. En koyu sağcısının,en koyu solcusunun mevzu bahis Erciyesspor olduğunda omuz omuza bağırabildiği ortak paydadır Erciyesspor tribünleri.
Futbolcunun formaya ihanetini asla affetmez. Para için takımı bırakıp giden topçusunun geri dönmesini asla istemez. Formayı yere atan futbolcu Ronaldinho düzeyinde bir topçu olsa bile kadro dışı bırakılmasını ister. Bunun içindir futbolcuları giydiği formanın kutsallığını genelde çok iyi bilmiştir, o kutsallığı omuzlarında taşımak herkese nasip olmaz. Bunun içindir tribünleri gibi takımının da savaşçı oluşu.
Çocuğu başka takımı tuttuğu zaman ona analık/babalık hakkını helal etmeyecek kadar kulübüne aşık insanların takımıdır Erciyesspor. Bütün renklerimizin simsiyah olduğu günlerde masmavi ışığınla bizleri aydınlat Erciyesspor.
Etiketler:
futbol,
Kayseri Erciyesspor
17 Aralık 2008 Çarşamba
Yedeğin yedeğinin yedeği
Ender rastlanan bir durumdur bir takımda üç kalecinin birden üstüte görev yapması.Asıl ilginç olanı ise süper ligde Orkun Uşak'ın, 1. lige düştüğümüzde yedek kaleci Yusuf Soysal'ın, bu sene ise Kaya Tarakçı'nın görev yapışıdır. Favorim maçlarda hırstan ağlayan Orkun'dur. Yusuf ise parasal sıkıntıları bahane ederek birinci kaleci olmak yerine Kayserispor'da ikinci kaleci olmayı tercih etmiştir. Kale ise sabırla bekleyen Kaya'ya kalmıştır. 16 maçta 25 gol yemiştir ancak bunda tam iki sezon yedek kalışının ve Adem Dursun gibi etkisiz bir stoperin kademe hatalarının tesiri büyüktür.




Vahşet

Tatilden yeni dönmüşken 150 yıllık Ahmet Paşa İlkokulu'nu yıkan belediyemizin tarihe güzide bir darbesiyle sarsıldım. 50 yıllık Kayseri Atatürk Stadı'nın yerine alışveriş merkezi yapılacakmış. Trafik tıkanıyormuş,o arsa kıymetliymiş Kayserimiz'e yakışmıyormuş bu stad. Stada gelen insanlar trafiği tıkar da alışveriş merkezine giden insanlar ne yapar trafiğe? Stad haftanın 1 gününün 3-4 saatini etkiler trafik olarak,ya haftanın 7 günü açık olan alışveriş merkezi ne yapar? Yeni stadın parası eski stadın arsasından çıkacakmış. Merak ederim her sene yenilenen kaldırım taşlarımızla kaç Kadir Has Stadı yapılır,kaç Atatürk Stadı modernize edilirdi?
Tribün tozu yutmuş insanlara yapılabilecek en büyük hakaretlerden birisidir bu. Mazoşistim. Isıtmalı koltuklar yerine -30 derecede "yaka bağır açık" tezahürat etmek istiyorum. Samimiyetsiz insanlar yerine gerçek taraftarlarla az ama öz keyifle maç izlemek istiyorum. Ne güzel işte masrafsız taraftarım. Daha ne istiyorlar anlamıyorum. Erciyesspor, Atatürk Stadı'nda sonsuza kadar oynayacak desinler gıkım çıkmazdı.
Her sene yenilenen kaldırım taşlarının parasıyla kaç Atatürk Stadı modernize edilir,kaç yeni stad yapılırdı acaba? Konuşsam tesiri yok,sussam gönlüm razı değil...
Etiketler:
eski zamanlar,
futbol,
Kayseri Erciyesspor,
sosyal kaygılar
30 Kasım 2008 Pazar
Bizi yenmeyen takım kaldı mı?
Rizespor da bizi 4-0 gibi ağır bir skorla mağlup ederek bu kervana katıldı. Hal ve gidişat sıfırın altında. Mevcut yönetimden ve teknik direktörden kurtulmadıkça da böyle gelmiş gider bırakınız ilk 6 hedefini 2. lig B'nin(yeni adıyla 2. lig olarak buyurdu TFF) yolunu tutacağız.
Türkiye'nin en ilginç ligi 1. lig. 1. ligde ilk senesinde transfer bile yapmayan, herkesin düşer gözüyle baktığı Güngören Belediyespor ilk 6'yı kovalarken Sakaryaspor, Erciyesspor gibi 1. ligin köklü takımları düşmeme mücadelesi veriyor.
Tamam kupalar ve başarılar için sevmedim takımım ama bu kadar başarısızlık da bünyeye çok ağır geliyor. Stadda bizimkilerin gol attığını ve kazandığını görsem şizofreniye yakalandım galiba diye düşünme noktasına geldik.
Büyük başkan Enver Kemaloğlu Erciyesspor'u birilerinin altyapısı haline getirmeye çalışsın, ikinci başkan ve basın sözcüsü yüce Şadi Büyükkeçeci takımımız bu hallerdeyken Kayseri "Beşiktaşlılar" yemekleri düzenlesin,halk iki takım tek yürek diyip bu uğurda Erciyesspor'u kaderine terk etsin, takıma kaptan seçtikleri Evren Turhan formayı yere atsın, bizim takımımızın en iyi oyuncusu İlhan Özbay kadro dışı bırakılsın sonra da başarı bekleyelim. Erciyesspor, tarihinde en zor dönemleri başarıyla atlatmıştır ama bu seferki zorluklar sadece maddiyatla sınırlı değil. Maddiyat kötü olsun ama basiretli bir yönetim başta olsun, stadda 15000 kişiye oynansın maçlar, İlhan kaptanlığı ve sazı yeniden eline alsın görün bakın neler oluyor. Peki görür müyüz? Orası meçhul işte...
Türkiye'nin en ilginç ligi 1. lig. 1. ligde ilk senesinde transfer bile yapmayan, herkesin düşer gözüyle baktığı Güngören Belediyespor ilk 6'yı kovalarken Sakaryaspor, Erciyesspor gibi 1. ligin köklü takımları düşmeme mücadelesi veriyor.
Tamam kupalar ve başarılar için sevmedim takımım ama bu kadar başarısızlık da bünyeye çok ağır geliyor. Stadda bizimkilerin gol attığını ve kazandığını görsem şizofreniye yakalandım galiba diye düşünme noktasına geldik.
Büyük başkan Enver Kemaloğlu Erciyesspor'u birilerinin altyapısı haline getirmeye çalışsın, ikinci başkan ve basın sözcüsü yüce Şadi Büyükkeçeci takımımız bu hallerdeyken Kayseri "Beşiktaşlılar" yemekleri düzenlesin,halk iki takım tek yürek diyip bu uğurda Erciyesspor'u kaderine terk etsin, takıma kaptan seçtikleri Evren Turhan formayı yere atsın, bizim takımımızın en iyi oyuncusu İlhan Özbay kadro dışı bırakılsın sonra da başarı bekleyelim. Erciyesspor, tarihinde en zor dönemleri başarıyla atlatmıştır ama bu seferki zorluklar sadece maddiyatla sınırlı değil. Maddiyat kötü olsun ama basiretli bir yönetim başta olsun, stadda 15000 kişiye oynansın maçlar, İlhan kaptanlığı ve sazı yeniden eline alsın görün bakın neler oluyor. Peki görür müyüz? Orası meçhul işte...
28 Kasım 2008 Cuma
Bizim de artık takım otobüsümüz var
19 Ekim 2008 Pazar
Tel Aviv fatihi istifa etti
Biricik teknik direktörümüz istifa etti. Bülent Korkmaz'ın arkasına bile bakmadan kaçtığı bir ortamda Erciyesspor'u toparlayarak dandik bir kadroyla büyük işler yapan,UEFA'da tarihe geçen Mehmet Bulut Giresun maçının ardından istifa etti. Şu an bizde işler yolunda gitmiyor. Süper ligden düşüşün ardından şimdi de 1. ligden düşme tehlikesi altındayız. Mehmet Bulut'a zerre kadar kızgınlığım yok, aksine kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Yolun açık olsun hocam. Gerçekten çok üzgünüz takımın haline de,senin gitmek zorunda kalışına da.
7 Ağustos 2008 Perşembe
1. lig takımının Türkiye Kupası hedefi

Hepimizin kapanacak gözüyle baktığı biricik takımımız resmen yokluklar içinde önce varımız yoğumuz İlhan Özbay'ı geri getirdi. Ondan sonra eski Kayserili futbolcu Evren Turhan'ı transfer edip Sergei Die'nin tavsiyeleriyle Ankaragücü'nün de peşinde koşup yabancı kontenjanına takıldığı için alamadığı Bikoko ve Kamerun U-21 oyuncusu John Enjoc'u transfer ettik. Beşiktaş'tan yapılan Kenan Özer transferiyle hepimiz daha da umutlandık. Genellikle de alt liglerden alınan gelecek vaad eden genç futbolcularla kadromuz güçlendirildi. Takımın tek sorunu kale gibi görünmekle beraber üç hazırlık maçında gol yüzü bile görmedik ki rakiplerden birisi 3-0'la geçtiğimiz Sakaryaspordu.
1. ligde kimler olsun kimlere hırs dolusun deseler elbette hiç tartışmasız Kayserispor derim en başta. Erciyessporlu futbolcular dahil hepimizi gözyaşları içinde bırakarak takımımızın bütün rakiplerine(Samsun,Denizli,Antep,Manisa) üstüste maçları kaybetmişler her ne hikmetse bizle yaptıkları derbi maçını kazanmışlardı. Mehmet Topuz'un abartılı gol sevinci ve tribünlere el kol hareketleri, Cenk ve Djalovic'i tahrik ederek kırmızı kart gördürerek maçtan sonra hedefimz UEFA diyişleri akıllardadır. Yetmezmiş gibi biricik Süleyman Hurmalar'ı geçen sene Türkiye Kupası finalinde Beşiktaş'a başarılar dilemişti. (Erciyesspor yönetimi ise bir insanlık dersi vererek Türkiye Kupasında Gençlerbirliği karşısında Kayserispor'a başarılar dileriz pankartını Kayseri meydanına astırmıştı.) Son haftaların siyah takım elbiseli adamlarıyla soyunma odalarıyla meşhur onlarca takımı lig düşürmüş Rizespor da ikinci sırayı alır ve şükürler olsun kaçınılmaz sona ulaşarak yanımıza geldiler lig düşerek. Ege dayanışmasıyla Denizlispor'la 1-1 berabere kalarak ligde kalan Manisaspor kin tutmasam da lig düştü ve yanımızdalar.
Verilmeyen penaltıyla Türkiye Kupamız elimizden alınmıştı.Tek unutmayanı taraftar zannederdim. Yöneticilerimizin şu açıklaması o maçın hala unutulmadığını ve hedefin açık seçik Türkiye Kupası olduğunu mütevazı bir şekilde gösteriyor:
Kulüp Basın Sözcüsü Kadir Uslu yaptığı açıklamada, Nevşehir Göreme’de 3. etap kamp çalışmalarını sürdüren takımın, yeni sezonda takımın hedefleri arasında yer alan Türkiye Kupası’nda iddialı olduğunu söyledi. Nevşehir kampında katılacakları turnuvada bazı Süper Lig takımlarının kendilerinde çekindiğini belirten Uslu, “ Nevşehir kampında bir turnuva oynayacak. O turnuvadaki fikstürde daha önce ismi geçen takımlardan 1–2 tanesi süper lig takımları idi. Ancak takımlar sezona kötü sonuçlarla başlamak istemedikleri için hazırlık maçı dahi olsa Erciyesspor’un Kızılcahamam kampında göstermiş olduğu performans ve turnuvada aldığı bir kupa o takımların bizimle oynama fikirlerini değiştirdi. Dolaylısıyla buda şunu gösteriyor ki Erciyesspor yeni sezona çok güçlü bir kadro ile başlıyor. Hazırlık maçlarından itibaren takım iyi form tutmaya başladı. Tabi bizim asıl hedefimiz Süper Lige çıkmak. İnşallah bu şehirde yeni stadyumu iki tane Süper Lig takımıyla şereflendirmek, o seyirciyi orda her hafta bir Süper Lig takımını seyrettirmek amacıyla yola çıktık. Ama bunun yanında biliyorsunuz geçen yıl UEFA Kupasına Türkiye Kupası’ndan gitmiştik. İkinci hedefimizde olarak bu yıl o Türkiye Kupası’nda Erciyesspor’un iddialı olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.
Modern futbolda biraz düşük ihtimal ama bakarsınız Ankaragücü misal biz de Türkiye Kupamız'a kavuşuruz.
4 Ağustos 2008 Pazartesi
Tercih meselesi
Kayseri Erciyesspor kombine haberi: Erciyesspor bin 500 kombine biletten bin adedini satmaya başardı. Erciyesspor kombine biletlerden yaklaşık 500 bin YTL gelir elde etti.
Bu sezon 500 adet kapalı, 1000 adet ise açık tribün kombine bileti bastıran Kayseri Erciyesspor bir hafta içerisinde 1000 adet kombine satışı gerçekleştirdi. 750 YTL’den satışa çıkarılan 500 adet kapalı kombine biletin 400’ünü satmayı başaran Kayseri Erciyesspor açık tribünde ise 600 adet kombine bilet sattı.
Bu sezon satışa çıkardığı bin 500 adet kombine den 1000 adedini satmayı başaran Kayseri Erciyesspor desteklerle birlikte kasasına yaklaşık 500 bin YTL koydu.
Erciyesspor Kombine fiyatları: Uslu, açık tribün kombine bilet fiyatının 100 YTL, kapalı tribün alt sıra kombine bilet fiyatının 500 YTL, VİP kombine bilet fiyatının ise 750 YTL.
Çok kısa sürede(iki hafta) 1000 kombine satmamız çok güzel oldu. Yönetim de kulüp de bu durumdan oldukça memnun. Umarım daha fazla kombine basılır ve satabiliriz. 500 milyar gibi küçük bir paranın bile Erciyesspor'a katkıları çok büyükken kombine satışlarına çok daha fazla önem verilmelidir.
Kayserispor kombine haberi:
Yeni sezona flaş trasferlerle girecek olan Kayserispor şu ana kadar kombine satışında büyük hüsrana uğradı. Kombinelerin 50 ve 200 YTL gibi fiyatlarla satışa sunulmasına karşın Kayserililer takımlarına ilgi göstermedi ve sadece 3 bin 300 kombine satılabildi.
Kayserispor'un resmi internet sitesinde yapılan duyuruya göre, sarı-kırmızılı kulüp 600 adet VIP, bin 200 adet maraton ve bin 500 adet kale arkası kombine bilet sattı.
Duyuruda, 5 bin YTL tutarında kombine bilet alan Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak'a teşekkür edildi.* Öte yandan, ligin ikinci haftasında Kayseri'de oynanacak Kayserispor-Galatasaray maçının bilet fiyatları da belirlendi. Taraftarlar, kale arkası tribün bileti için 25 YTL, maraton için ise 50 YTL ödeyecek.
*5 bin ytl=100 kombine. Net satışları 3200. Üstelik de aylardır taraftarların ilgisine sunulmuş durumdalar. Dünya'nın yardım kampanyasına alın destek çıkın çağrılarına rağmen satabildikleri kobine bu kadar. GS maçına ve diğer maçlara taraftar kobine alsın diye hususi olarak astronomik fiyatlar belirleseler de 3200 adette kaldılar.
Sağa sola çirkefçe çaldıran para için her türlü katekulleye girişenlerin gerçek yüzünü görmeye başlayan halkımız iki takımdan birini seçmek zorunda kaldığında hangisini seçeceğinin sinyallerini yavaş yavaş vermeye başlamıştır. Hayırlı olsun.
Etiketler:
futbol,
Kayseri Erciyesspor
Anket

İlk kez bir anket denemesi. Futbola eskisi kadar yer vermesem de kafamı kurcalayan soru ve ihtimaller zinciri...
Etiketler:
Blogsal kaygılar,
Kayseri Erciyesspor
28 Temmuz 2008 Pazartesi
15 Temmuz 2008 Salı
76 yılın sonunda!
Erciyesspor'un tribün grubu var mı diye sorulduğunda tek başına tribünüyüm cevabını vermekten kurtuldum. Tam umutlarımın söndüğü anda bir anda ben misal canına tak eden ama tek farkları Kayseri'de ikamet etmek olan bir avuç Erciyessporlu'nun başlattığı yeni oluşum. Umarım bazıları her zaman yaptıkları gibi mafyavari tehditlerle bu grubu dağıtmaz. Peki nasıl oluyor bu diyenler olacaktır. Rantlarına engel olunacağı korkusuyla Kayseri'de faaliyet gösteren taraftarlar derneği bugüne kadar bütün oluşumları dağıtmayı başarmıştır. Umarım kin gütmeksizin sadece Erciyesspor'un peşinde koşacak bu grup da aynı azizliğe uğramaz.Not: Erdem her kimse kendisini şu logodan iptal etmesini rica ediyorum. Taraftarlar derneği logosuna Erdem Tasarım yazmak nasıl bir mantıktır anlayan varsa beri gelsin.
26 Mayıs 2008 Pazartesi
Beceriksizlik
Sezon sona erer ermez önceliği iç transfere veren Kayseri Erciyesspor’da dış transfer çalışmalarına bir hafta önce başlanmasına rağmen, halen bir futbolcuyla bile anlaşma sağlanamadı. Bu arada Teknik Direktör Mehmet Bulut, futbolcu takibi için Konya’ya gitti.
Önceliği iç transfere veren Kayseri Erciyesspor, sözleşmesi sona eren 5 futbolcusuna imza attırdı. Kadrodan göndermek istemediği takım Kaptanı Adem Dursun ile orta saha oyuncusu Ali Aliyev’den 2 haftadır haber bekleyen Kayseri Erciyesspor, dış transferde belirlediği isimlerle görüşmeler yapmasına rağmen parasal nedenlerden dolayı imza atamıyor.Geçen sezon Karşıyaka’da oynayan ancak sözleşmesi sona eren golcü oyuncu Şehmuz’u parada ikna edemeyen Erciyesspor yönetimi, Fenerbahçe’den kiralık istediği orta saha oyuncusu Olcan Adın konusunda da ciddi bir gelişme sağlayamadı. Bu arada yönetime transfer listesini veren Teknik Direktör Mehmet Bulut, Genel Menajer Erdem Kemaloğlu ile birlikte 2. Lig B Kategorisi Play Off maçlarında bazı oyuncuları takip edebilmek için Konya’ya gitti. Hafta sonunu Konya’da geçirecek olan Bulut’un pazartesi günü şehre gelip, alınmasını istediği 1 veya 2 futbolcunun ismini transfer komitesine vermesi bekleniyor.
Türkiye Kupası finalistinin, ligde herkese kök söktürenin, UEFA'da destan ayzan takımın hali... Yöneticiler yoğun işlerinden dolayı istifa ederken 76 yıllık bir mazi sahipsiz bırakılıyor. Utanç duyuyorum.
Önceliği iç transfere veren Kayseri Erciyesspor, sözleşmesi sona eren 5 futbolcusuna imza attırdı. Kadrodan göndermek istemediği takım Kaptanı Adem Dursun ile orta saha oyuncusu Ali Aliyev’den 2 haftadır haber bekleyen Kayseri Erciyesspor, dış transferde belirlediği isimlerle görüşmeler yapmasına rağmen parasal nedenlerden dolayı imza atamıyor.Geçen sezon Karşıyaka’da oynayan ancak sözleşmesi sona eren golcü oyuncu Şehmuz’u parada ikna edemeyen Erciyesspor yönetimi, Fenerbahçe’den kiralık istediği orta saha oyuncusu Olcan Adın konusunda da ciddi bir gelişme sağlayamadı. Bu arada yönetime transfer listesini veren Teknik Direktör Mehmet Bulut, Genel Menajer Erdem Kemaloğlu ile birlikte 2. Lig B Kategorisi Play Off maçlarında bazı oyuncuları takip edebilmek için Konya’ya gitti. Hafta sonunu Konya’da geçirecek olan Bulut’un pazartesi günü şehre gelip, alınmasını istediği 1 veya 2 futbolcunun ismini transfer komitesine vermesi bekleniyor.
Türkiye Kupası finalistinin, ligde herkese kök söktürenin, UEFA'da destan ayzan takımın hali... Yöneticiler yoğun işlerinden dolayı istifa ederken 76 yıllık bir mazi sahipsiz bırakılıyor. Utanç duyuyorum.
3 Mayıs 2008 Cumartesi
Kimsesizlik

Geçen sene 25000lere oynayan Erciyesspor'un halidir bu.(Erciyesspor:4-Kartalspor:0) İki takım tek yürek bu uğurda ölmek gerek diyenlerin Erciyesspor'a olan aşkıdır,amatörde bile terketmeyenlerin(!) karesidir bu.Sol yumruk daima göklerde ve tek başına yılmadan usanmadan böylesine bir atmosferde takıma tezahürat yapmak. Sanırım takımımın gücüne değil kimsesizliğine aşığım. 1. ligde playofflara kalma mücadelesinde 1 ytl maç biletiyle hem de pazar günü açık tribünü bile dolduramayan gelenlerin ise tiyatro gibi maç izlediği tribünlerimize(!) hoşgeldiniz sefalar getirdiniz.
İnternette okuyorum ki Erciyesspor Kayseri halkınca ağır eleştirilere maruz kalıyor ama unutuluyor ki takımın bu halinin yegane sorumlusu takıma sırt çeviren Kayseri halkıdır. Bu durum ise neden Kayseri halkından nefret ediyorsunun sorusunun cevabıdır.
İki takım tek yürekmiş. Böylesine kaypakça bir slogana yıllarca inanmış olmanın utancını yaşıyorum tribünlerin şu halini gördükçe. İki takım tek yüreğin devamı varmış meğer. İki takım tek yürek, bu uğurda Erciyesspor'u hiçe saymak gerek. (küfrü bu kadar nazik bir cümleye çevirmeme vesile olan nimetimiz Türkçe'ye bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.)
12 Mart 2008 Çarşamba
Aşkların en zoru : Erciyessporluluk

1932'de kurulmuştu. Kendi taraftarlarının bile çoğunun haberi yoktu bundan. Amatör ruhuyla Kayseri'yi şerefle temsil ederek 1966'da Kayserispor'un kurulmasına yardım ettiler. İnat edildi Erciyesspor yeniden kuruldu. Parasızlık tekrar batırdı. İismler değişti renkler değişti, herkesin alay konusu olduk ama o amatör ruh kaybolmadı.
"Hacılar" Erciyesspor herkesin kabusu olmuştu alt liglerde. Tamamen Kayserililer'den kurulu bir kadroyla 1. lige eski adıyla 2. lig A'ya yükselmişti. Gökhan Ünal gibi gelecekte uğruna milyon erooolar dökülecek bir yıldız dahi transfer edilmişti ruhani başkanımız Hacı Boydak tarafından. Şehir Liverpool Everton misal ikiye bölünmüştü. Biz şehrin Evertonıydık, ezilen ve mağdur edilendik. Kayseri'nin merkezinde yaşayanlar Kayserispor'u, bizim gibi "taşralıları" ve işçiler Hacılar Erciyesspor'u tutuyordu. Evet evet adalet yerini buldu ve onun rakiplerinin tribünlerine girerek Kayseri Atatürk Stadı'nda Hacılar Erciyesspor taraftarlarına küfreden Kayserispor taraftarlarına inat Hacılar Erciyesspor ismi süper ligde yükseliyordu. Hazmedilememişti bu başarı ve Dünya futbol tarihine geçen bir katekulleyle bir anda süper lige çıkan takım Kayserispor, 2. lig A'da ise bir daha Erciyesspor... İnadına süper lige çıktık, birilerinin 30 yıldır yenemediği takımları kendi sahalarında yendik. İki takım tek yürek dendi, sadakatle uyguladık sorgulamaksızın. En büyük hatayı da burada yaptık. İki takım tek yürek sloganın arkası bu uğurda Erciyesspor'u ezmekmiş çünkü. Birileri Erciyesspor'un rakipleri Denizlispor, Manisaspor ve Gaziantepspor'a ne tesadüfse üst üste hem de çok kötü oynayarak kaybettiler. Teknik direktör Bülent Korkmaz "Birileri Erciyesspor'un başarılı olmasını istemiyor" şeklinde bir gerekçeyle istifasını sundu, başkan Ziya Eren ise takıma yaptığı yatırımların acısını çıkardı ve bütün kadroyu dağıttı. Tüccar başkan Enver Kemaloğlu da Cenk İşler ve Lazarov'u da satarak bizi forvet konusunda Çin işkencelerine maruz bıraktı. Kolu kanadı kırılmış kadroya ve vergi borçlarına rağmen gerçek Kayserili Mehmet Bulut'un ısrarlarıyla katılmamamız için birilerince ve kendilerini 4. büyük olarak lanse eden güzide Anadolu kulübünce teklif edilen trilyonlara rağmen UEFA'ya katılma kararı aldık. 4. büyük ne olduğu belirsiz bir takıma elenirken, Erciyesspor darmadağın bir 1. lig kadrosuyla kendisinin 6 katı maddi gücündeki Tel Aviv'i hem de 3-1 gibi net bir skorla yendi. Yetmedi, Atletico Madrid gibi bir devi 2. lig A kadrosuyla ezdiler. İspanya'daki maçta yapılan basit defans hataları ve %100lük net bir kaçan gol pozisyonu 4-0 mağlubiyetimize neden oldu. Madridliler korkmuştu ki Forlanlar Piresler getirilmişti Kayseri'ye.
Tribünler mi ne yaptı? Atletico maçında Erciyesspor'u desteklemek yerine Pires'in Forlan'ın çalımlarını alkışladılar, hemen arkasından oynanan Karşıyaka maçında 250 kişi vardı maçı izleyen. Kadrosu küçük yüreği kocaman takım pes etmedi, üç beş taraftarının yüreğini ve dualarını alarak ilk 6ya girdi. Tüccar Enver Kemaloğlu ve beşiktaşlı mı Kayserili mi ne olduğu belirsiz Şadi Büyükkeçeci takım kaptanı İlhan Özbay'ı kargatulumba Antep'e yollamıştı. Takım hala da lig 5.si...
Bir zamanlar UEFA kazanmış bir takımı tutarken geçen sene Erciyesspor'unUefa'da bir tur atlayabilmesi benim için nice UEFA Kupalarına bedeldi. Türkiye'de olmayan mavi siyah renkleriyle, profesyonel liglerinde x şehrispor şeklinde sıradanlaşan Anadolu takımlarına inat dağ ismini kullanışıyla, Kayserili teknik direktörüyle ve hepsinden de öte sahipsizliğiyle seviyorum takımımı. Sııtoooorrrumuz yoku da geçtim atkısı bile üretilmeyen bir takımız biz. Bu yazıya eklenen fotoya dikkat ediniz; Samsunspor maçında 90 dakika sağda duran manevi kardeşim ve solda gripten burnu sürekli akan şahsım bağırmıştır sadece; tribün bundan ibarettir. Kendi stadınızda yabancı durumunda olmak. Belki de aşkların en zorudur ama milyonlardan farklı olmak, herkes büyüklüğü ile övünürken zayıflığımızla iyi günümüzle kötü günümüzle takımımızı sahiplenmek ayrı bir gurur. Hele hele takımın oynadığı deplasman maçlarında binlerce ev sahibi taraftara karşılık tek başına formanızla atkınızla bayrağınızla tezahüratlarınızla takımınızı destekleme olgusunun verdiği haz herşeye değer sanırım.
Özellikle "süper" ligin ve 1. ligin "büyük, kocaman" takım taraftarlarındaki hırs asla olmadı bizlerde. Takımımız yeter ki mavi siyah renkleriyle şerefiyle oynasın isterse 5 yesin bizler için çok da önem taşımıyor. Gök mavisi formanın terden lacivertleştiği anlardaki kutsallık hiçbir başarıya değişilmez. Herkes kupa bekler, şahsımın ve çoğu Erciyessporlu'nun yegane beklentisi lacivertleşen formalardır.
9 Şubat 2008 Cumartesi
Üç yüzlülük
Kayseri Beşiktaş Taraftarlar Derneği Başkanı Şadi Büyükkeçeci ve dernek yöneticileri, Beşiktaş-Kayserispor maçı öncesi Beşiktaş yönetimi onuruna bir yemek düzenlediKayseri Şeker Fabrikası misafirhanesinde düzenlenen yemeğe, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Hasan Ali Kilci, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Ali Özışık, Beşiktaş yönetiminden Reşat Çağan, Ayhan Yetiş, Beşiktaşlılar Derneği Divan Başkanı Koray Büyükhasan, eski Dernekler Komite Başkanı Güven Kulabaş ve çok sayıda davetli katıldı.Yemekten önce bir konuşma yapan Kayseri Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Şadi Büyükkeçeci, yine bir Beşiktaş gecesinde bir araya gelmekten dolayı duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Beşiktaşımız ve Kayserisporumuz ligde karşı karşıya gelecek. Her ikisi de bizim takımımız. Umarım maçta üzücü olaylar yaşanmaz, bizde dernek olarak elimizden gelen bütün önlemleri aldık ve kazanan dostluk olur" dedi.Düzenlenen yemek geç saatlere kadar müzik eşliğinde devam etti.
Şadi Büyükkeçeci'nin Erciyesspor basın sözcüsü olduğunu da vurgulayarak haberi parça parça ele alalım:
Kayseri Şeker Fabrikası misafirhanesinde düzenlenen yemeğe...
Erciyesspor'un sponsoru Pansu'nun üretimini gerçekleştirdiği Kayseri Şeker Fabrikası'nda Beşiktaşlı yöneticilere yemek veriliyor. Bu da abes gelmediyse devamına bakalım.
"Kayseri Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Şadi Büyükkeçeci..."
İlhan'ın ailevi sebeplerden gittiğini söyleyen "Erciyesspor basın sözcüsü" Şadi Bey'in samimiyetine nasıl güvenelim? Kendisi hem Beşiktaşlı hem Kayserisporlu hem de Erciyessporluymuş. Üç takımlı insanı da ilk kez görüyoruz (!) Dördüncüsü yani gizli bankosu da Antep midir acaba?
"Yemekten önce bir konuşma yapan Kayseri Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Şadi Büyükkeçeci, yine bir Beşiktaş gecesinde bir araya gelmekten dolayı duyduğu mutluluğu dile getirerek..."
Allah muhabbetinizi arttırsın
"Beşiktaşımız ve Kayserisporumuz ligde karşı karşıya gelecek. Her ikisi de bizim takımımız. Umarım maçta üzücü olaylar yaşanmaz, bizde dernek olarak elimizden gelen bütün önlemleri aldık ve kazanan dostluk olur" dedi.
Böyle bir yönetici sizce Kayseri şehrinin ve Erciyesspor'un menfaatini ne kadar kollar?
Böyle basiretsiz yöneticilerin futbol takımlarından ellerini derhal çekmelerini istiyoruz.
30 Ocak 2008 Çarşamba
Tel Aviv'e yettik, süper lige de yeteriz
30 Aralık 2007 Pazar
Hangi yüzle geldin Ertuğrul Sağlam?
Haber çok eski ama endüstriyel futbolun çirkin yüzünü bir kez daha göstermesi bakımından yayınlayalım:
Beşiktaş Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Kayseri'ye gelerek Erciyesspor ile Sakaryaspor arasında oynanan maçı izledi.
Kayserispor'un bir dönem teknik direktörlüğü görevini de yapan Ertuğrul Sağlam, bazı işleri nedeniyle Kayseri'ye geldiğini ifade ederek, "Kayseri'de bazı ziyaretler yaptım. Bu ziyaretlerin dışında Erciyesspor ile Sakaryaspor maçını da izlemeye geldim. Bazı futbolcuları izledim" dedi. Ertuğrul Sağlam, maçın ilk yarısını izledikten sonra stattan ayrıldı.
Öte yandan, ligin başında Kayserispor'un başarılı oyuncuları Mehmet Topuz ve Gökhan Ünal'a Beşiktaş takımının da talip olduğu belirtilmişti. Süper Ligin bitimine bir hafta kalması, devre arasında yapılacak transferler öncesinde Ertuğrul Sağlam'ın Kayseri'ye gelişi, her iki futbolcunun Beşiktaş'a transfer edilmesiyle ilgili görüşmeler yapılıyor şeklinde değerlendirildi. (Cihan Haber Ajansı) 17.12.2007
Kayserispor'u yüzüstü bırakmış, Erciyesspor içinse bu şehre fazlalık diyebilmiş bir teknik adamın Erciyesspor maçına futbolcu izlemek için gelmesi nasıl bir yüzsüzlüktür bilinmez. Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam sloganı sanki tarihe karıştı gibi...
Beşiktaş Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Kayseri'ye gelerek Erciyesspor ile Sakaryaspor arasında oynanan maçı izledi.
Kayserispor'un bir dönem teknik direktörlüğü görevini de yapan Ertuğrul Sağlam, bazı işleri nedeniyle Kayseri'ye geldiğini ifade ederek, "Kayseri'de bazı ziyaretler yaptım. Bu ziyaretlerin dışında Erciyesspor ile Sakaryaspor maçını da izlemeye geldim. Bazı futbolcuları izledim" dedi. Ertuğrul Sağlam, maçın ilk yarısını izledikten sonra stattan ayrıldı.
Öte yandan, ligin başında Kayserispor'un başarılı oyuncuları Mehmet Topuz ve Gökhan Ünal'a Beşiktaş takımının da talip olduğu belirtilmişti. Süper Ligin bitimine bir hafta kalması, devre arasında yapılacak transferler öncesinde Ertuğrul Sağlam'ın Kayseri'ye gelişi, her iki futbolcunun Beşiktaş'a transfer edilmesiyle ilgili görüşmeler yapılıyor şeklinde değerlendirildi. (Cihan Haber Ajansı) 17.12.2007
Kayserispor'u yüzüstü bırakmış, Erciyesspor içinse bu şehre fazlalık diyebilmiş bir teknik adamın Erciyesspor maçına futbolcu izlemek için gelmesi nasıl bir yüzsüzlüktür bilinmez. Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam sloganı sanki tarihe karıştı gibi...
2 Aralık 2007 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



