18 Kasım 2008 Salı

Kabus

San'at abidem. Ajdar'ın müzik konusundaki başarısına resim dalında en ciddi rakip Kabus. 8 sene sonra kare Şahinler'den sonra bunu ürettik. Kabus gıreyt turbo injekşını Almanlar'a gönder olur mu Mr. Derviş?

Not: Eğer VW bu aşheseri görüp de Golf üretimini durdurma kararı alırsa tek sorumlusu sensin Derviş.

Kim sevmez ki?

Yorum yapmaya dahi kıyamıyorum.

21. yüzyılda kız milleti

- Kızılay'da daha ortaokula giden kızlarda mini etek,ellerinde sigara,yanlarında saçı başı bir garip erkek demeye bin şahit isteyecek yaratıklar görüyorum. Ellerinde çoğumuzun ömründe görmediği son model cep telefonlarını da ilave ediyorum. Bir de hep merak ediyorum çakma converse alana kadar ayacıklarınızın sağlığını düşünüp hiç mi orijinal ayakkabı almazsınız 6 ayda bir çakma converse alana kadar?Halüsünasyon mu görüyorum doktor Erol Beey? Hepsini bağlayıp sabahlara kadar o şarkıyı dinletmek istiyorum.

-Erkekler için kızların geçmişi,kızlar içinse bir erkeğin hayatına giren son kız olmak önemlidir. Erkekleri bir başka yazıda inceleyeceğiz ama konumuz kızlar şimdi. Şahsen bu konuda eşitliğe inanırım. Bir kızın geçmişini önemseyen bir erkeğin de mazisi temiz olmalıdır. Ancak soruyorum 10 tane erkeğe sevgilim,aşkım demiş bir kız size aşkım,canım,cicim dese bunların gözünüzde ne kadar kıymeti olabilir? Daha ortaokul yıllarında giyilen mini etekler ve açık kıyafetlere bakan erkekler gelmez mi aklınıza? Ya da eski sevgileriyle yaşadıkları? Geçmiş asla geçmişte kalmaz çoğu erkek için. Çoğumuz içimizin ne kadar kanayacağını bile sevgililerine geçmişlerini anlatmalarını istememiş midir?

- Bir de kızların şu bir türlü algılayamadığı kanka meselesi var. Bir kere hadise baştan hatalıdır.Kanka eski dilde kan kardeşi demektir. Kanka kelimesini abuksubuk manalarda kullananlara bu açıdan baştan patlarım zaten. Amaa biz sadece arkadaaaşııııız der kızlar gevrek gevrek. Erkek,resmen kızcağızın içine düşüyordur ama kız bunu ya farketmez,ya da farketmek istemez. Hayatım boyunca çevresinde çok kız bulunan erkeklere de hoş gözle bakmamışımdır bu yüzden. Erkeğin çevresindeki kız sayısı da az olmalıdır,kızların çevresindeki erkek sayısı da az olmalıdır. Kendi cinsiyle geçinemeyen insanlara hep hastalıklı gözle bakmışımdır. Ayrıca her iki cins için de sevgili olma durumlarında sevgilisinin etrafında karşı cinsten arkadaşların bolca oluşu bir dezavantajdır. Devir çok kötü, insanlara güvenmek hiç kolay değil. Hele insanları olduğu gibi kabul etmeyen, kendi değer yargılarına uygun insanları seçen bizler için... Şahsen istemem kız arkadaşımın etrafında on tane erkek. Dünyada kadın nüfusu erkek nüfusundan fazlayken çivisi mi çıktı hem cinslerinizin?

-Bir de trip mevzusu vardır. Potansiyel abaza olarak nitelendirdiğimiz kıro olarak da adlandırabileceğimiz bir erkek sınıfının her önüne gelen kıza asılması sonucu kızlar ister istemez şımarırlar. Beğenilmekten hoşlanırlar çünkü. Hoş kadınların kimyası çözülememiştir henüz. Sadece bu meseleye bağlamak haksızlık olur ama önemli bir kalemdir elbet. Kendisini firavunlaştıran kız milleti unutur ki her firavunun bir Musası vardır. Kim takar ki Musa'yı,firavunu gerçi? Sen birşey yaparsın hatalısındır ama bir kız aynısını yapınca kesin bir mazareti vardır. Trip üstüne bambaşka bir yazı daha yazılabilir.

-Çok merak ediyorum. Klasik bir sorudur ama neden mankenlik ajansından çıkma kızların yanında neden hep kıro erkekler vardır? Kıronun kaybedecek birşeyi olmamasından ötürü diline vuran kontra atakları mı golle sonuçlanıyor yoksa Türk kızları mı gerçekten zevksiz? Yalnız olduğum dönemde hep merak ediyordum ama istersem evli olayım isterse hayatımda hiçbir kız arkadaş olmamış olsun bu merakım baki alacaktır zaman zaman şiddetlenen zaman zaman hafifleyen şekilde.

-Kaçan kovalanır konusu da bambaşka bir hadisedir. Değer verdiğini gösterirsiniz, arar sorar hediyeler alırsınız. Karşınızdaki insansa sizden soğur. Bu durum her iki cins için de geçerlidir. Ancak akl-ı selim hiçbir insan evladı karşısındaki insan seni seviyorum diye aradığı zaman,sevgi ve ilgi gördüğü zaman karşısındaki insandan uzaklaşmaz.Aksine şefkatini,merhametini gösterir karşı tarafa. Ancak gene 70lerde kaldın be Roy. Bu devirde sevginizi göstermek suç oldu hakim bey. Ruhsuzluk prim yapıyor,sevginin yerini cinsellik alıyor artık.

- Çok değer verdiğim bir dostum kızları olduğu gibi kabulleneceksin kardeşim demişti. Bırakınız onlar sizi olduğunuz gibi kabul etsin,kabullenemiyorsa da eyvallah diyip çekip gidebilmektir aslında bizi biz yapan.

Rahat uyu

Kelimeler kifayetsiz, konuşsam tesiri yok,susam gönlüm razı değil.Hala yazarken bile hıçkırıklara boğuluyorum. Sana uzun uzun yazıyorum canım kardeşim. Gyepesto eğer lüzum görürse yayınlar mektubumu eline ulaştığında... Hala msne girip yaşıyorum bilader deli misin sen demeni bekliyorum. Bu bekleyiş öldüğüm güne kadar sürecek. Yeminim olsun sana.

12 Kasım 2008 Çarşamba

İncelikler yüzünden | 10

-Bu yazıyı birisi acaba incelikler yüzünden şarkısının bende olup olmadığını sorar mı cevabını bekleyerek ertelemiştim. Teşekkürler margo.

-Garip günler. We are the people our parents warned about modu. Bir kötülüğüm de yok aslında ama bir baltaya da sap olamadım şu yaşımda. Millet almış diplomasını sen hala kopya çekmeyeceğim,5 dakikada Beşiktaş yapıp sınavlardan ya AA,ya FF alırım derdindesin be adam. Anlatamam gördüklerimi o neşeli çocuğa...

-İnsanın kendisinden ve doğrularından ödün vermemesinin bedeli ağırmış. Farkettim ki gözyaşı dökebilme yeteneğimi kaybetmişim. Soğan falan doğramalı gözüme doğru.

-Gözlerim seğiriyor günlerdir.Stresstenmiş efendim.Western filmi efekti. Kötü adam tam bar kapısını tekmeler. İçeridekileri süzer. O sırada sağ göz seğirir.

-Az zamanda çok vize. Bir de o talihsiz olay eklendi. Neden herşey üstüste gelir anlamıyorum. Mistik yönü güçlü bir insanım.Herşeyde vardır bir hayır demekle kalıyorum ama Nefes Pilsen'i de ihmal etmiyorum. Hayatımda ilk defa fiziksel sancılarımı haffiletsin diye onu kullandığıma tanık oluyor tarih.Tarihin de çok umurundaydı sanki.

- Modjo-Chillin'. Çocukluğumun şarkısı. 2 gündür başka hiçbir şarkı dinlemiyorum. I feel so hot,dancing all night..You blow my mind cause you're so fine... Zaten birkaç tahtam eksikti. Şu son bir hafta artık basamakları zıplaya zıplaya geçmek zorunda bıraktıracak insanları.

-Top geçer adam geçmez dedik yıllarca. Hayat çok şık çalımlarla bizim defansı geçmiş utanmasa fileleri yırtacak füze gibi bir şutla 90'a takmış golünü. İkinci kez hayatspor üzerime yüklenirken kendilerine feci bir foul yapmışım,hakem neyseki görmedi. Golü hayatın filelerine yollarken çok teknik olmadığını ama ağları yırtan bir gol attığımı görüyorum. İkisi de gol değil mi sonuçta? Hayat fena halde futbola benzer.

-Mavi-siyahla özdeşleşir miyim? Olur da ölürsem tabutumda mavi siyah olur mu acaba? Mavi,siyah ile birleşti adı aşk oldu demiş bir abim. Bazen boş işler mi bunlar diyorum ama sanırım bize futbolu sevdiren futbolun kendisi değil ona yüklediğimiz anlam. Futbolun kendisine bakınca oturduğu yerden trilyonlar kazanan cahiller ordusu,yüklediğimiz anlama bakınca bir yaşam tarzı. Futbolu sevmeyenler ikincisini asla anlamıyor.

-Yerel seçimler yaklaşıyor. Sonucu belli olan bu seçimin yapılmasına dahi gerek yok.Ülke ekonomisine de tonla zararı var. İdealistlikten gerçekçiliğe geçilen sancılı süreçteyim galiba. Ankara için bir tarafta Ankara'nın baltalı firavunu, öbür tarafta azınlık faşizanlarıyla işbirliği yapmış ve çıkar için kapışan birisi olunca heyecan kalmıyor zaten. Beypazarı belediye başkanı kontra yapmış ama keşke Beypazarı'nda gol atmaya devam etseydi.

11 Kasım 2008 Salı

Aşk

30 yıl eskitemedi. Ayakta kalan her Golf MK1 GTI, her tarafı parıldayan 106lar'ın kabusu olmaya devam edecektir. GTI sınıfının ilk arabasından da bu beklenirdi zaten. Hiçbir GTI onun yerine alamadı,alamaz da. 30 milyar verip sıfır araba alacağım diye parıldayan teneke alan insanlara hayretle bakarım. 30 milyara 2 tane MK1 toplanabilecekken veya bir Golf 3 alınıp elden geçirilebilecekken yazık oluyor hız tutkunlarının paralarına.

Sevdiğim "en yeni" klasik araba budur.

Can Alıcı Şarkılar # 5

Sezen Aksu'nun bir şarkısını paylaşacaktım ama şimdilik Bülent Ortaçgil'den devam edeyim istedim. Her dinleyişimde içimden birşeyler kopar gider uzaklara doğru. Sinirler bozukken ve aşırı yorgunken gözler kapatılıp dinlendiğinde insanı bu dünyadan koparıyor resmen. Şarkının isminin Eylül akşamı olmasından mıdır nedir hep aklıma yapraklarını yavaş yavaş dökmeye başlayan kocaman ağaçlar ve bir park geliyor. Hayatı ıskaladığım bir an.Herkes koşuşutururken bir banka oturmuş, usul usul içtiğim sigaramla hasrete andığım anılar,insanlar...

Bülent Ortaçgil-Eylül Akşamı

Hiçbir Neden Yokken, yada Biz Bilemzken Tepemiz
Atmış... ve Konuşmuşuzdur. Onca Neden Varken ve
Tam Sırası Gelmişken Hiçbirşey Yapmamış ve
Susmuşuzdur. Aynı Anda Aynı Sessiz Geceye Doğru
İçim Sıkılıyor Demişizdir. Aynı Sabaha Uyanırken
Kimbilir Aynı Düşü Görmüşüzdür.

Olamaz mı?
Olabilir.

Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında.

Belki Benim Kağıt Param, Bir Şekilde, Döne Dolaşa
Senin Cebine Girmiştir. Belki Aynı Posta Kutusuna,
Değişik Zamanlarda da Olsa, Birkaç Mektup
Atmışızdır. Ayın Karpuz Dilimi Gibi Batışını
İzlemişizdir Deniz Kıyısında. Aynı Köşeye
Oturmuşuzdur Köhnede Belki de Birkaç Günarayla

Olamaz mı?
Olabilir.

Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında.

Bostancı Dolmuş Kuyruğunda Sen Başta Ben En
Sonda Öylece Beklemişizdir. Sabah 7:30 Vapuruna
Sen Koşa Koşa Yetişirken, Ben Yürüdüğümden
Kaçırmışımdır. Aynı Anda Başka İnsanlara, Seni
Seviyorum Demişizdir. Mutlak Güven Duygusuyla,
Başımızı Başka Omuzlara Dayamışızdırç

Olamaz mı?
Olabilir.

Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında
.

7 Kasım 2008 Cuma

Bir tat bir doku

bir ara Sunderlan kendisini gerçekten almaya çalışmış. Hatta 10 Ağustos 2008'de de Man City teknik direktörü Hughes hiçbiryere gitmiyor o demiş. Ne güzel olurdu Sunderland'de oynasa.

İnsanlığı dikkatimi çekti:

S.Ireland charity

Not:Anlayamadığım bir şekilde ısrarla ilk iki cümleye url veriyor blogger. S.Ireland haricinde diğer cümlelerde url yoktur.

Kedilerim





Yıllardır baktığım anne kedi ve ikinci nesil yavruları...

Kedilere çocukluğumdan beri hayranım. Tamam köpek gibi sadık değillerdir sahiplerine ama en fazla tırmalayarak zarar verebilirler,köpek gibi kolunuzu koruma şansı yoktur garibanın. Miiiuuuv diye karşıma geçen bir yavru kedinin hele de bıyıkları yere değiyorsa otomatikman teslim oluyorum. Malum öğrenciyiz çoğu zaman sütün içine bandırılmış ekmekten ve peynirden başka çok da iyi bakamıyorumama biliyorum ki başkaları onları kedi mamalarıyla besliyor.

Hayvanlar aleminin en asil hayvanlarından birisidir kedi. Şaşırtıcı bir şekilde hiçbir şekilde tam olarak evcilleştirememiştir insanoğlu onu. Ankara ve Van kedisi gibi evcilleşen istisna türler varsa da kedi özgür hayvandır. Evde beslenen kedilere bu yüzden çok acırım. Sokakların efendisidir kedi.

Özellikle son foto biraz daha netleştirilerek takma adı black cats olan Sunderland'e gönderilebilir:


4 Kasım 2008 Salı

Sınavlar


4 gün 7 sınav. Erken tatil yapacağına sevinen mazoşist öğrenci diye buna derim. 2 haftada bir gün durup bir gün sınava girmektense bir anda hepsine girer kurtulur derslerin de kesildiği ikinci hafta tatilimi yaparım bir güzel. Sınavların vazgeçilmezi çaya selamlar olsun.