- "The More You Ignore Me, the Closer I Get" – 3:43
- "Suedehead" – 3:54
- "Everyday Is Like Sunday" – 3:32
- "Glamorous Glue" – 4:08
- "Do Your Best and Don't Worry" – 4:07
- "November Spawned a Monster" – 5:23
- "The Last of the Famous International Playboys" – 3:39
- "Sing Your Life" – 3:26
- "Hairdresser on Fire" – 3:50
- "Interesting Drug" – 3:27
- "We Hate It When Our Friends Become Successful" – 2:30
- "Certain People I Know" – 3:11
- "Now My Heart Is Full" – 4:08
- "I Know It's Gonna Happen Someday" – 4:22
- "Sunny" – 2:41
- "Alma Matters" – 4:48
- "Hold on to Your Friends" – 4:04
- "Sister I'm a Poet" – 2:25
- "Disappointed" – 3:05
- "Tomorrow" (radio remix) – 3:54
- "Lost" – 3:54
28 Mayıs 2008 Çarşamba
The Best of Morrissey
26 Mayıs 2008 Pazartesi
Beceriksizlik
Sezon sona erer ermez önceliği iç transfere veren Kayseri Erciyesspor’da dış transfer çalışmalarına bir hafta önce başlanmasına rağmen, halen bir futbolcuyla bile anlaşma sağlanamadı. Bu arada Teknik Direktör Mehmet Bulut, futbolcu takibi için Konya’ya gitti.
Önceliği iç transfere veren Kayseri Erciyesspor, sözleşmesi sona eren 5 futbolcusuna imza attırdı. Kadrodan göndermek istemediği takım Kaptanı Adem Dursun ile orta saha oyuncusu Ali Aliyev’den 2 haftadır haber bekleyen Kayseri Erciyesspor, dış transferde belirlediği isimlerle görüşmeler yapmasına rağmen parasal nedenlerden dolayı imza atamıyor.Geçen sezon Karşıyaka’da oynayan ancak sözleşmesi sona eren golcü oyuncu Şehmuz’u parada ikna edemeyen Erciyesspor yönetimi, Fenerbahçe’den kiralık istediği orta saha oyuncusu Olcan Adın konusunda da ciddi bir gelişme sağlayamadı. Bu arada yönetime transfer listesini veren Teknik Direktör Mehmet Bulut, Genel Menajer Erdem Kemaloğlu ile birlikte 2. Lig B Kategorisi Play Off maçlarında bazı oyuncuları takip edebilmek için Konya’ya gitti. Hafta sonunu Konya’da geçirecek olan Bulut’un pazartesi günü şehre gelip, alınmasını istediği 1 veya 2 futbolcunun ismini transfer komitesine vermesi bekleniyor.
Türkiye Kupası finalistinin, ligde herkese kök söktürenin, UEFA'da destan ayzan takımın hali... Yöneticiler yoğun işlerinden dolayı istifa ederken 76 yıllık bir mazi sahipsiz bırakılıyor. Utanç duyuyorum.
Önceliği iç transfere veren Kayseri Erciyesspor, sözleşmesi sona eren 5 futbolcusuna imza attırdı. Kadrodan göndermek istemediği takım Kaptanı Adem Dursun ile orta saha oyuncusu Ali Aliyev’den 2 haftadır haber bekleyen Kayseri Erciyesspor, dış transferde belirlediği isimlerle görüşmeler yapmasına rağmen parasal nedenlerden dolayı imza atamıyor.Geçen sezon Karşıyaka’da oynayan ancak sözleşmesi sona eren golcü oyuncu Şehmuz’u parada ikna edemeyen Erciyesspor yönetimi, Fenerbahçe’den kiralık istediği orta saha oyuncusu Olcan Adın konusunda da ciddi bir gelişme sağlayamadı. Bu arada yönetime transfer listesini veren Teknik Direktör Mehmet Bulut, Genel Menajer Erdem Kemaloğlu ile birlikte 2. Lig B Kategorisi Play Off maçlarında bazı oyuncuları takip edebilmek için Konya’ya gitti. Hafta sonunu Konya’da geçirecek olan Bulut’un pazartesi günü şehre gelip, alınmasını istediği 1 veya 2 futbolcunun ismini transfer komitesine vermesi bekleniyor.
Türkiye Kupası finalistinin, ligde herkese kök söktürenin, UEFA'da destan ayzan takımın hali... Yöneticiler yoğun işlerinden dolayı istifa ederken 76 yıllık bir mazi sahipsiz bırakılıyor. Utanç duyuyorum.
tuningkayseri.com
1 milyon nüfusuna rağmen hala sosyalleşmemekte ısrar eden bir şehir, polislerin cam filmine bile ceza kestiği bir şehir... Gözağrımız kayserituning.net in el değiştirilişini kabullenmeyip tuning konusunda birşeyler yapmaya çalışan bir grubun mücadelesi. Umarım otomobil konusunda ve organizasyonlar konusunda kayserituning gibi söz sahibi bir site olabilirler.
Orhan Pamuk gibi olmamak.
"Bu ödülü birisine ithaf etmek istiyorum... Yalnız ve güzel ülkem Türkiye’ye.."
Bir tat bir doku gibi oldu... İyi de oldu.
Bir tat bir doku gibi oldu... İyi de oldu.
Haber kültürü
"First Lady Hayrünisa Gül haşema seçimleriyle yeni moda yarattı..."
Durmak yok uyumaya, uyutmaya devam. Çok merak ediyorum işsizliğin %11 olarak açıklandığı bir ülkede haşemadan daha önemli bir haber yok mudur(!)
19 Mayıs 2008 Pazartesi
19 Mayıs 1919
Ataları 3 kıtada hüküm süren, yok olma tehlikesindeyken tek dişi kalmış medeniyet denen canavara ders veren, Dünya'nın en "medeni" sistemi olan cumhuriyeti kuran atalarımıza ne kadar layığız bilmiyorum. Ancak dini ve milli duyguları sömüren vampirlere karşı Atatürk'ün gençliği daima varolacaktır. Herkesin 19 Mayıs'ı kutlu olsun!
Ankara
Çok beğendim bu yazıyı okuduğumda. Ankara'yı daha güzel anlatacak yazı azdır kanaatindeyim:
Masa basinda kurulmustur Ankara. Masabasi adamlari yaratmis, sevmistir.
Masabasi islerinin kenti olmustur.
Sokaklari cetvelle çizilmis, isimleri bir alfabetik indeksten sirayla seçilmistir.
Bestekar, Bilir, Büklüm, Bülten ... diye yan yana giderler.
Tarihi, üzerine sonradan dikilmis elbisesidir, yasanmisligi degil.
Akildir, mantiktir. Ruh ona sonradan biçilmistir, gerekliligi bilindigi için.
Arkasinda hayat degil bilgi vardir. Bu yüzden toplamadir ruhu.
Kültürleri toplamis, kendince birlestirerek kendinin yapmistir bu kent.
Tren Gari binasinin karsisindaki Hitit aslanina ters binen Nasreddin Hoca 'dir Ankara.
Sterildir Ankara, heterojendir. Fakiriyle zengininin hayatlari pek karismaz birbirine.
Sihhiye köprüsü görünmez bir duvardir kuzey ve güney arasinda; iki Ankara 'yi böler. Sinirlar nettir Ankara'da. Çünkü devlettir Ankara. Devlet sinirlari sever.
Makamdir, protokoldür Ankara.
Merkezdir. Ankara'nin disindaki için merkezin önemini tasir.
Vazgeçilmezdir, yapiyi bir arada tutandir.
Içeriden ise, yönetimin hayatin kendisinden uzakligidir.
Merkezin boslugu vardir içerideki için.
Ne topraktir ne beton Ankara; ne de ikisi arasinda bir sey. Ikisine de uzaktir, kendine özgüdür.
Denizsizdir Ankara. Otobüslerde, dolmuslarda, pastanelerde, parklarda... insanlarin yüzlerine bakilarak kurulur hayaller.
Çünkü bir deniz yoktur, insanlara sirtinizi dönüp seyredebileceginiz.
Yalniz kalamazsiniz, denize kaçamazsiniz. Insanlarin dönüp gelecekleri yer yine birbirlerinin yüzüdür. Bu yüzden insan, iliskileriyle var olur Ankara'da. Mekanlarindan öte insanlarinin yüzleridir bu kente bagimliligimizin temeli.
"Ankara" (Ancyra), "çapa"dan (anchor) gelir. Denizi kaçali çok zamanlar olmustur ama hala çapadir. Sabitler. Hareket ettirmez, ancak devindirir.
Yazlar sicak ve kurak, kislar karli buzludur. Ankara bunlari tasir, yakistirir kendine. Ancak baharlarda telasli ve huzursuzdur; sabirsizdir.
Insana en çok baharlarinda yakindir bu yüzden. Degisimi yakistiramaz gibidir duraganligina. Kisa kislar ve yazlar iç içedir baharlarinda.
Geceleyin Kösk 'ün önünden asagiya kayarken, bir tür deniz oldugunu hayal ettigim bu isikli çukur dibine dogru çeker; uçmak ile batmanin bileskesi bir hisle dalarim karanlik sularina; hafiflerim.
Hep geride kalandir, dönülesidir. Evimdir Ankara. Huzurum, huzursuzlugum, kürkçü dükkanim ...
Bir türlü gelemeyen bahari beklerken, masamin basindan böyle göründü
Ankara.
Masa basinda kurulmustur Ankara. Masabasi adamlari yaratmis, sevmistir.
Masabasi islerinin kenti olmustur.
Sokaklari cetvelle çizilmis, isimleri bir alfabetik indeksten sirayla seçilmistir.
Bestekar, Bilir, Büklüm, Bülten ... diye yan yana giderler.
Tarihi, üzerine sonradan dikilmis elbisesidir, yasanmisligi degil.
Akildir, mantiktir. Ruh ona sonradan biçilmistir, gerekliligi bilindigi için.
Arkasinda hayat degil bilgi vardir. Bu yüzden toplamadir ruhu.
Kültürleri toplamis, kendince birlestirerek kendinin yapmistir bu kent.
Tren Gari binasinin karsisindaki Hitit aslanina ters binen Nasreddin Hoca 'dir Ankara.
Sterildir Ankara, heterojendir. Fakiriyle zengininin hayatlari pek karismaz birbirine.
Sihhiye köprüsü görünmez bir duvardir kuzey ve güney arasinda; iki Ankara 'yi böler. Sinirlar nettir Ankara'da. Çünkü devlettir Ankara. Devlet sinirlari sever.
Makamdir, protokoldür Ankara.
Merkezdir. Ankara'nin disindaki için merkezin önemini tasir.
Vazgeçilmezdir, yapiyi bir arada tutandir.
Içeriden ise, yönetimin hayatin kendisinden uzakligidir.
Merkezin boslugu vardir içerideki için.
Ne topraktir ne beton Ankara; ne de ikisi arasinda bir sey. Ikisine de uzaktir, kendine özgüdür.
Denizsizdir Ankara. Otobüslerde, dolmuslarda, pastanelerde, parklarda... insanlarin yüzlerine bakilarak kurulur hayaller.
Çünkü bir deniz yoktur, insanlara sirtinizi dönüp seyredebileceginiz.
Yalniz kalamazsiniz, denize kaçamazsiniz. Insanlarin dönüp gelecekleri yer yine birbirlerinin yüzüdür. Bu yüzden insan, iliskileriyle var olur Ankara'da. Mekanlarindan öte insanlarinin yüzleridir bu kente bagimliligimizin temeli.
"Ankara" (Ancyra), "çapa"dan (anchor) gelir. Denizi kaçali çok zamanlar olmustur ama hala çapadir. Sabitler. Hareket ettirmez, ancak devindirir.
Yazlar sicak ve kurak, kislar karli buzludur. Ankara bunlari tasir, yakistirir kendine. Ancak baharlarda telasli ve huzursuzdur; sabirsizdir.
Insana en çok baharlarinda yakindir bu yüzden. Degisimi yakistiramaz gibidir duraganligina. Kisa kislar ve yazlar iç içedir baharlarinda.
Geceleyin Kösk 'ün önünden asagiya kayarken, bir tür deniz oldugunu hayal ettigim bu isikli çukur dibine dogru çeker; uçmak ile batmanin bileskesi bir hisle dalarim karanlik sularina; hafiflerim.
Hep geride kalandir, dönülesidir. Evimdir Ankara. Huzurum, huzursuzlugum, kürkçü dükkanim ...
Bir türlü gelemeyen bahari beklerken, masamin basindan böyle göründü
Ankara.
18 Mayıs 2008 Pazar
Can alıcı şarkılar | 2
Erol Evgin-ben imkansız aşklar için yaratılmışım:
bir yumak sarar gibi geçtim acılardan
bir kilit yüreğimde, bir demir kapı
kuş uçmaz kervan geçmez bir yerlerdeyim
belki de aşk dediğin erişilmez olmalı...
ben imkansız aşklar için yaratılmışım
ne kavuşmayı bilirim ne unutmayı....
kayboldum kuytusunda yalnızlıkların
yaşadım en karasını sevdaların
sensizlik bir ok gibi canıma saplanlamalı
coşmalı yanardağlar, kasırgalar kopmalı
aşkın bir zehir gibi kanımda dolaşmalı
elbette aşk dediğin böyle olmalı
ben imkansız aşklar için yaratılmışım
ne kavuşmayı bilirim, ne unutmayı...
kayboldum kuytusunda yalnızlıkların
yaşadım en karasını sevdaların
bir yumak sarar gibi geçtim acılardan
bir kilit yüreğimde, bir demir kapı
kuş uçmaz kervan geçmez bir yerlerdeyim
belki de aşk dediğin erişilmez olmalı...
ben imkansız aşklar için yaratılmışım
ne kavuşmayı bilirim ne unutmayı....
kayboldum kuytusunda yalnızlıkların
yaşadım en karasını sevdaların
sensizlik bir ok gibi canıma saplanlamalı
coşmalı yanardağlar, kasırgalar kopmalı
aşkın bir zehir gibi kanımda dolaşmalı
elbette aşk dediğin böyle olmalı
ben imkansız aşklar için yaratılmışım
ne kavuşmayı bilirim, ne unutmayı...
kayboldum kuytusunda yalnızlıkların
yaşadım en karasını sevdaların
16 Mayıs 2008 Cuma
Özlü sözler | 1
"Her canlı yaşamı tadacaktır."
Bir arkadaş facebookta iletisine yazmış, ben de kendisinin müsadesiyle kullanmaya karar verdim. Dini korku üstüne kurgulayan dogmalarla insanları sıkan zihniyete karşı sevgiyi ve özgürlüğü vurgulaması bakımından da dikkat çekici. Belki de mesele bardağın dolu-boş kısmında nereyi görmek istediğimizden ibaret...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)